Şair Ali Kimdir? Bir Yudum Şiir ve Bir Hayal Kırıklığı
Şehir çok kalabalıktı o gün. Kayseri’nin merkezinden, eski çarşıdan geçerken birinin bana doğru gelip, “Şair Ali’yi tanır mısın?” diye sorması, günün en ilginç anıydı. O anı hatırladıkça içimden bir soru daha geçiyor: “Gerçekten tanıyor muyum?” Şair Ali, çoğu zaman şehrin içinde ama çok derinlerdeydi. Kimse onu gerçekten anlamıyordu. Ama her şey, o kadar basit bir soruyla değişti. Hani bazen birisi sana gerçekten sorduğunda, sorunun cevabının ne kadar derin olduğunu fark edersin ya… İşte o andan itibaren, Şair Ali’yi tanımaya başlamış oldum.
Şair Ali ile Tanıştığım O An
Bir akşamüstü, Kayseri’deki o eski kafelerden birinde, içimden bir şeyler yazma isteğiyle kalemi elime almıştım. Aslında yazmak gibi bir amacım yoktu; sadece başımı kaldırıp, birkaç satırla ruh halimi dışarıya yansıtmak istiyordum. O kafede zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordum. Ancak bir süre sonra, bana bakarak gülümsediği belli olan bir adam yanıma oturdu. O an bir anlık bir şaşkınlık hissettim. Adamın yüzü tanıdık geliyordu ama… Neredeyse hiç konuşmadan, “Şair Ali’yi tanır mısın?” dedi. O kadar netti ki, sanki bir dosttan duyduğum bir söz gibi geldi.
İlk başta sadece gülümsedim ve kafamdaki düşünceleri toparlamaya çalıştım. Kimdi bu adam? Ne istiyordu? Ama sonra, bir şekilde beni çekti. Bu, sadece bir soru değil, bir davet gibiydi. Hemen cevap veremedim. O an düşüncelerim arasında kaybolduğumu hissettim. Sonra, “Tanımıyorum,” dedim, “Ama Şair Ali kim?”
Şiirle Gelen Duygular
O an, o kadar farklı bir dünyaya adım attım ki, ne kadar derin olduğuna inanamadım. Şair Ali’nin şiirleri, hislerini kağıda dökme biçimi, duyguları o kadar gerçekti ki, anlamadığınız her şey bir anda anlam kazandı. Herkesin olduğu gibi, ben de bazen kimseye anlatamadığım bir şeyi, sadece kelimelerle anlatmak istiyordum. Şair Ali, işte tam olarak bunu yapıyordu. O kadar sade ve doğal bir şekilde yazıyordu ki, şiirlerine hayran kalmamak elde değildi.
Birçok kişi onun şiirlerini “gereksiz” ve “abartılı” bulabilirdi, ama o şiirler, insanların bir arada yaşadığı, görünmeyen duygusal çalkantıları anlatıyordu. Şair Ali’nin şiirlerinde, bir kasaba sakinlerinin gözlerinden süzülen yalnızlık, sevdanın acısı ve en derin korkular vardı. Duygularını dile getirebilmesi, bir bakıma bu dünyaya olan bakış açısını da ortaya koyuyordu.
Şair Ali’nin Hayal Kırıklığı
Bir süre sonra, Şair Ali’yi gerçekten tanımaya başladım. Onunla daha fazla vakit geçirdikçe, şiirlerinin ardındaki yalnızlığı, hayal kırıklığını anlamaya başladım. Ali, hayatında birçok şeyi kaybetmişti. Kayıplarını şiirle unutmaya çalışıyordu. Bazen ona bakıp, o gözlerde ne kadar çok acı biriktiğini görmek canımı yakıyordu. Çünkü bazen şiirler, dile gelmeyen duyguların yükünü taşır. Ali’nin her yazdığı şiir, bir kaybın anısıydı; bir hatıra, bir kırgınlık, belki de bir sevdanın yitimi…
İçindeki o boşluğu bir türlü dolduramayışını görmek, beni derinden etkiledi. Şiirlerinin ardında hep bir umut vardı ama aynı zamanda bir karamsarlık da vardı. O kadar büyüktü ki, sanki bütün dünya ona karşıydı. Onunla konuşurken, bazen “Hayal kırıklığı nedir?” diye sordum. O an gözleri belirdi ve “Bazen hayatta kaybettiklerimiz, hiç tanımadığımız insanlar gibi hissedilir,” dedi. Ve ben bir anda bu cümleyi özümsemek istedim ama zorlandım. Kaybettiklerimizle yüzleşmek, içindeki boşluğu kabul etmek ne kadar zordu…
Şair Ali’nin Ruhunda Bir Yolculuk
Şair Ali’nin yazdığı şiirler, ruhundaki o karanlıkla aydınlık arasında gidip gelen bir yolculuktu. O, kelimelerle kendi dünyasında var oluyordu. Belki de kaybettiklerinin acısını, bir tek şiirle dindirmeye çalışıyordu. Fakat, benim için en değerli anlardan biri, onun bana bir şiirini okumaya karar vermesiydi. Şair Ali, sadece kendisini değil, tüm insanları anlatıyordu. Ve bir insanın en derin hislerini, en sessiz anlarını, bir şiire dönüştürmek kolay değildir. Ama Ali, bunu başarıyordu.
Bugün hala Şair Ali’yi tanıyor muyum, emin değilim. Ancak, bana öğrettikleri çok şey var. Şiir, birinin ruhuna girebilmenin ve hislerini paylaşmanın yolu olabilir. Ali, sadece bir şair değil; duygusal bir yolculuktan geçen bir adamdı. Onun şiirleriyle, yaşamın derinliklerine inmiş oldum. Şair Ali, bir bakıma, herkesin içinde gizli kalan bir duyguya ses oluyordu.