El Konmak Nasıl Yazılır? Felsefi Bir İnceleme Giriş: El Konmak ve İnsan Hakları Üzerine Bir Sorun Bir sabah, elinizin altında tuttuğunuz bir şeyin aniden sizden alındığını hayal edin. Belki bir kitap, belki bir fikir, belki de bir değerli eşya… O anki içsel huzursuzluğunuzu anlamak zor olabilir. “El konmak” diye bir şeyin, sadece nesneler için değil, aynı zamanda düşünceler ve değerler için de geçerli olduğunu düşündüğümüzde, bir başka soru ortaya çıkar: El konulmuş bir şeyin aslında kimliği nedir ve bu kimlik nasıl korunabilir? Felsefi açıdan bakıldığında, “el konmak” sadece bir nesnenin ya da bir kavramın bir kişiden başka bir kişiye geçirilmesi…
Yorum BırakYolculuk ve İlham Yazılar
Kalp Kırmak, Kabe’yi Yıkmak Gibidir: Kimin Sözü? Evet, kalp kırmanın ne kadar kötü bir şey olduğunu hepimiz biliyoruz. Birine kötü bir söz söylemek, ya da yanlış bir şey yapmak, insanın vicdanını sızlatıyor. Ama bir de “Kalp kırmak, Kabe’yi yıkmak gibidir” sözü var ki, bu gerçekten de her seferinde aklımda bir yerlerde yankı yapıyor. Bu cümleyi ilk duyduğumda, “Cidden mi? Kabe’yi mi?” diye sordum kendi kendime. Çünkü bu kadar büyük bir kıyaslama yapmak, insanı gerçekten şaşırtıyor. Peki, bu cümleyi kim söyledi? Acaba gerçekten de bir filozof ya da büyük bir düşünür müydü? Yoksa sadece bir Twitter kullanıcısı mı? Gelin, biraz eğlenceli…
Yorum BırakBir Etiketin Eşiğinde: “Psikoz tanısı nasıl konur?” sorusuna toplumsal bir yerden bakmak Bir insanın “psikoz” tanısı alması, çoğu zaman tek bir an, tek bir cümle ya da tek bir muayene gibi anlatılır. Oysa bu tanının etrafında dolaşan süreç, yalnızca bireyin zihninde olup bitenlerle ilgili değildir; ailelerin kaygıları, kurumların dili, toplumun normları ve güç ilişkileri bu sürecin sessiz ama etkili aktörleridir. Bu yazıya belli bir meslekten, klinik bir kürsüden ya da akademik bir unvandan konuşarak değil; insanlarla, hikâyelerle ve çatışmalarla iç içe yaşayan biri olarak başlamak istiyorum. Çünkü “psikoz tanısı nasıl konur?” sorusu, aynı zamanda “toplum kimi, ne zaman ve hangi…
Yorum BırakGünde 1 Saat Bisiklet Sürerek Ayda Kaç Kilo Verilir? Bir Anlatının Pedalları Arasında Bazı sorular vardır, rakam ister gibi görünür ama aslında bir hikâye talep eder. “Günde 1 saat bisiklet sürerek ayda kaç kilo verilir?” sorusu da böyledir. İlk bakışta bir hesaplama, bir tablo, belki kesin bir cevap beklenir. Oysa bu soru, bedenle zaman arasındaki ilişkiye, tekrarın ritmine ve dönüşüm fikrine dair güçlü bir anlatının kapısını aralar. Kelimeler burada yalnızca bilgi taşımaz; deneyimi anlamlandırır, süreci bir hikâyeye dönüştürür. Edebiyat tam da bu noktada devreye girer. Çünkü edebiyat, sayılarla ifade edilemeyeni, bireysel olanı, içsel değişimi görünür kılar. Bisiklet süren beden, bir…
Yorum BırakŞimal Arapçada Ne Demek? Güç, Toplumsal Düzen ve İktidar Üzerine Bir Siyasal İnceleme Güç ilişkileri ve toplumsal düzenin dinamiklerini düşündüğümüzde, her toplumun kendi yapısını, değerlerini ve ideolojik zemini üzerinden şekillendirdiği bir gerçeği kabul etmeliyiz. Bu bağlamda, Arap dünyasının ve genel olarak Orta Doğu’nun, hem tarihsel hem de güncel iktidar yapıları, toplumda önemli bir yer edinmektedir. “Şimal” kelimesi, Arapçadaki anlamıyla, farklı güç yapılarını ve ideolojik mücadeleleri simgeliyor olabilir mi? Peki ya bu kelimenin gücün merkezindeki rolü ve kadınlarla erkeklerin toplumsal yapıdaki karşıt bakış açıları nasıl bir etkileşim içinde şekilleniyor? Şimal: Yön ve Anlamın Siyaseti Arabaçadaki “şimal” kelimesi, kelime anlamı olarak “kuzey”i…
Yorum BırakÇatalhöyük Neden Önemli? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Pedagojik Bir Bakış Bir eğitimci olarak, her gün öğrendiğimiz ve öğrettiklerimizin hayatlarımızı ne kadar dönüştürebileceğini gözlemlemek beni derinden etkiliyor. Öğrenme, sadece bilgi almak değil; aynı zamanda insanın dünyayı anlamlandırma, kendini ifade etme ve toplumsal yapılarla ilişki kurma biçimidir. Öğrenmenin bu dönüştürücü gücü, sadece bireysel yaşamlarımızda değil, toplumsal ve kültürel bağlamlarda da kendini gösterir. Çatalhöyük, bu bağlamda büyük bir öneme sahiptir. Antik bir yerleşim alanı olan Çatalhöyük, sadece arkeolojik değil, pedagojik açıdan da öğrenmeye dair önemli ipuçları sunuyor. Peki, Çatalhöyük’ün eğitim ve öğrenme üzerine nasıl bir etkisi olabilir? Bu yazıda, Çatalhöyük’ün hem tarihsel hem…
Yorum BırakVermis Agenezisi Nedir? Vermis agenezisi, beynin en derin, en gizemli bölümlerinden biri olan beyin sapının bir kısmı olan vermis’in doğuştan eksikliği ya da gelişimsel bir bozukluk sonucu oluşan bir hastalık. Şimdi, ben burada olayı anlatmaya başlıyorum, ama esas mesele şu: Vermis agenezisi, bu kadar karmaşık bir nörolojik durumu neden basitçe açıklamıyoruz? Sonuçta, hepimiz zihinsel sağlık ve beyin gelişimi konusunda birer uzman değiliz. Ancak, bu yazı biraz da olsun o gizemli durumu aydınlatmaya çalışacak. Hem de gerçek anlamda! Vermis agenezisi, bireyde normalde olması gereken vermis bölgesinin gelişimsel olarak eksik olduğu bir durum. Bu durum, beynin bazı fonksiyonlarını etkileyebiliyor, fakat hastalıkla ilgili…
Yorum BırakUyanır Uyanmaz Kahvaltı Yapılır Mı? Bazen bir sabah her şeyin çok farklı olabileceğini hissedersiniz. O güne dair bir beklentiniz vardır; belki bir şeyler yolunda gitmeyecek, belki her şey mükemmel olacak, ama bilirsiniz ki o sabah, uyanır uyanmaz her şeyin başladığı yer kahvaltıdır. Kahvaltı, ne kadar sıradan görünse de bazen bir dönüm noktası olabilir. Güne Huzurla Başlamak İsterken Kayseri’nin sabahları her zaman biraz daha sessiz olur. Güne başlamadan önce bir tedirginlik sarar beni. Şehir uyandıkça ben de uyanırım. O sabah da öyleydi. Gözlerimi açtım, hala yorgundum. Dün gece çok geç yatmıştım, başımın ağrısı bir yana, karanlık odada her şeyin başka bir…
Yorum BırakTenasüh Kimin Eseri? Geçmişi, Bugünü ve Geleceği Üzerine Düşünceler Son zamanlarda sürekli olarak din, felsefe ve manevi öğretiler üzerine düşünüyorum. Özellikle Tenasüh kavramı, aklımı kurcalayan bir mesele oldu. Ama Tenasüh kimin eseri diye bir soru da kafamda şekillenmeye başladı. Aslında bu, sadece dini veya felsefi bir konu değil; kendi içsel sorgulamalarımı daha derinlemesine keşfettiğim bir alan haline geldi. Gelin, bu kavramın geçmişine bakalım ve belki de günümüz dünyasında nasıl algılandığını inceleyelim. Tenasüh Nedir? Kısa Bir Tanım Öncelikle Tenasüh nedir, onu kısaca hatırlayalım. Tenasüh, ruhun bir bedenden diğerine geçmesi anlamına gelir. Yani, bir kişinin ölümüyle ruhunun başka bir bedene geçmesi, tekrar…
Yorum BırakTelefon Görüşmesini Kaydetme Suç Mu? Bir sabah, kahvemi yudumlarken Instagram’da gezinirken, birden bir duyuru gördüm: “Telefon görüşmesini kaydetmek suç mu?” Ne kadar sıradan bir konu gibi görünse de, benim içimde bir anda bir fırtına koptu. Hemen oturup bu soruya derinlemesine kafa yormaya başladım. Tabii, sonuç olarak biraz kafam karıştı, ama neyse ki kafama takılan her şeyi hemen paylaşacak bir platform var. Bu yazı da o platform! Ama önce, yazıya başlamadan önce bunu belirtmeliyim: Telefon görüşmesi kaydetme meselesi, normalde komik bir şeymiş gibi gözükse de, aslında biraz ciddiye alınması gereken bir konu. Haydi, o zaman gelin, “Telefon görüşmesini kaydetme suç mu?”…
Yorum Bırak