Topraktan Geldik, Toprağa Gideceğiz: Bir Hayatın Ardında
Bazen bir şeylerin bittiğini kabul etmek, ne kadar zor olsa da, insanın içinde başka bir kapı açar. Yaşamak, her gün bir adım daha atmak demek, ama sonunda bir yerde durmak zorunda olduğumuzu unutmamak… Geçenlerde Kayseri’deki eski mahallenin taşlı yollarında yürürken, eski bir dostumun sözleri kulağımda çınladı. “Topraktan geldik, toprağa gideceğiz.” O kadar derin bir anlam taşıyordu ki, sanki yıllardır unuttuğum bir şeyi hatırlatıyordu bana.
Bir zamanlar, benden yaşça büyük olan bir kadının anlattığı bir hikâye geldi aklıma. Birçok yıl önce kaybettiğim dedemin mezarını ziyarete gitmiştik. O gün belki de hayatımda en çok kaygılandığım, düşündüğüm gündü. Gençken, insanlar hep “Yaşam”ı konuşur, “yaşamak” için çabalar, her anı kutlar ve geleceğe dair hayaller kurarlar. Ama o gün, bir mezarın başında, bir insanın “gitmesi” üzerine düşündüm. Yaşadıklarımızı biriktiriyoruz, adeta toprak gibi… Bir gün toprağa geri döneceğimizi ve her şeyin bir başlangıç, bir son olduğunu kabullendim. İşte o an, içimde uyanan duygu, o kadar derindi ki, sanki ruhum toprağa kök saldı.
“Topraktan Geldik, Toprağa Gideceğiz” Sözünün Anlamı
Evet, bu sözleri çocukken pek anlamazdım. Sadece dedemin ya da bir büyüğümün yine sıradan bir şey söylediğini düşünürdüm. Ama zamanla, bir kişinin hayatındaki bazı anların ne kadar ağır olduğunu, toprağın altında bir yerlerde kaybolan her hatıranın, toprağın her zerresine bir anı bıraktığını fark ettim. Dedemin mezarına gitmek, aslında toprağa karışan bir hayatın son yolculuğunu simgeliyordu.
Ve bir gün, bir sabah, o anı hatırladım. İşte o zaman, “topraktan geldik, toprağa gideceğiz” ifadesinin gerçekte ne kadar derin bir anlam taşıdığını fark ettim. Bu sadece bir söz değil, bir hayatın özeti, başlangıcı ve sonu. Hepimizin içindeki varoluşsal kaygı, bir şekilde toprağa düşer, toprak da onu biriktirir.
Zamanın İçinde Bir Yolculuk
Birkaç hafta önce, yine dedemin mezarını ziyaret ettim. Gözlerimde yaşlar vardı; biraz üzülüp, biraz da minnettar hissediyordum. Bu toprak, yıllardır aynıydı. İnsanlar değişti, etraf değişti, ama o mezarın başındaki taş, her şeyin başladığı yerdi. Bazen hayatın ne kadar kısa olduğunu hatırladığımda, bir mezarın taşına bakarak geriye dönüyorum ve diyorum ki, “Evet, hepimiz bir gün buraya geleceğiz.”
Toprağa karışan bir hayatın geriye bıraktığı izler, aslında bir anlamda bizim için mirastır. Ama zaman da bir şekilde geçiyor. Bazen sabahları uyanırken, eski bir hatıra aklıma gelir. Bir anı, bir gözyaşı, bir sevinç… Hepsi toprağa yazılan kelimeler gibi. Ve o kelimeler, sonunda toprağa karışan her şeyin gerçek olduğunu gösterir.
İşte o an, “topraktan geldik, toprağa gideceğiz” ifadesi, sadece bir dini öğreti değil, bir insanın yaşamının anlamıdır. Tüm bu döngü, hayatın doğal bir parçasıdır. Dedemin mezarındaki taşta bu yazılıydı: “Topraktan geldik, toprağa gideceğiz.” Bir an için öylesine düşündüm, birinin adı, birinin yüzü toprağın altındayken, o insanlar ne kadar da yakın aslında. Hepimiz bir gün toprağa karışacağız ve sonra toprağın içinde kaybolacağız. Ama bir şekilde bu döngü, yaşamın anlamına dönüyor.
“Topraktan Geldik, Toprağa Gideceğiz” Hangi Ayettir?
Bunu dinlerken bazen insan, o kadar kolay unutuyor ki hayatın ne kadar kısa olduğunu. Ama zamanla, bir yerde oturup düşünmeye başladığınızda, bir ayet aklınıza gelir. Toprağa dair olan bir ayet… O kadar derin ve anlamlı ki. İşte o ayetlerden biri, “Sizleri topraktan yarattık, sonra tekrar oraya döndüreceğiz.” (Ya Sin, 36:79)
Bu ayet, sanki bir cevaptı. Hem yaşamak hem de bir gün bu dünyadan ayrılmak… Toprağın içine gömülmek, geçmişin ve hatıraların her birinin başka bir yaşamla birleşmesi. Zamanın içinde bir yolculuğa çıkmak ve sonunda o yolculuğun nereye gittiğini bilmek, anlamlı bir farkındalık yaratıyor.
Toprağa karışan her şeyin geriye bıraktığı miras, bir anlamda hepimizi birbirimize bağlıyor. Bu döngü, sadece bireysel değil, toplumsal bir anlam taşıyor. Sadece insan değil, her şey bir gün toprağa düşer ve oradan beslenir. Ve bu farkındalık, insanın içindeki o sonsuz yaşam arayışını tetikler.
Hayatın Sonunda Geriye Kalan
Geriye bakınca, o günlerdeki çocukça kaygılarımın yerini, artık hayatın döngüsünü anlamış bir insanın düşünceleri aldı. Toprağa geri dönmek, aslında bir son değil, bir başlangıçtır. O toprak, hem bir bitiş hem de bir yeniden doğuşun başlangıcıdır. “Topraktan geldik, toprağa gideceğiz” sözü, bana hayatı ve ölümü hatırlatan bir dua gibi gelir.
Her insanın hayatı bir toprak parçasında başlar, ama sonunda o toprağa geri döner. Ve belki de hayatın anlamı, her şeyin sonunda toprağa dönüşte gizlidir. Dedemin mezarını bir kez daha ziyaret ettim ve fark ettim ki, toprağa karışan her insan, bir şekilde kendi izini bırakır. Bu izler, bizi bir arada tutan bağlardır. Bir gün o toprakta, sadece bir anı ve bir hatıra kalacak. Ama kalacak olan şey, insanlığın en derin sırrıdır: Her şeyin sonunda toprakla birleşeceğiz.